Adres

Nemlizade Sok. No: 52 Yeldeğirmeni, Kadıköy, İstanbul

APARTMAN
NO. 52

20. YY’ın başlarında, Haydarpaşa Garı’nın inşaasını üstlenen Alman mühendislerin, kendilerine konaklamak için lojman olarak yaptıkları apartman. Aynı dönem, Yeldeğirmeni, çokuluslu meşrebiyle İstanbul’un ilk apartman semti olmuştur. Dönemin sosyoekonomik vaziyeti neticesinde, semt bazıları için kalıcı, bazıları içinse Anadolu’ya devam edecekleri yolda, bir uğrak noktası olmuştur.

Önsöz

Geeçtiğimiz senenin sadece pandemi koşulları neticesinde değil, senelerdir süregelen sistemleri içerisinde de bağımsız kültür ve sanat organizasyonları yaygınlığını yitirmeye, sadece kurumsal ve özel yapılaşmalar popüler sahaya hakim olmaya başladı. Bunun neticesinde belli gruplaşmalar dışında kalan sanatçılar ve sanatseverler için, hem ekonomik hem sosyal bağlamda demokratik olmayan bir ayrıksılık kuruldu. “Apartman”, bu anlamda, hem alternatif bir sistem yaratarak, tarihi dokusu ve hikayesi de sergi kurgusu ile bağlantılı olan bir bina üzerinden, çağdaş ve ayrıştırılmış sanat ortamını birleştirmeyi hem de sanatçı, sanatsever, meraklı gibi şehir kahramanlarının uzun sürmüş ayrılıklarını bitirip, tekrar bir araya getirmeyi amaçlıyor. Bu bağlamların içerisinde; sanatın özgürlüğünü her alanda koruyabileceğine, bir diktatörlüğe ya da beyaz kutu*ya ihtiyaç duyulmadığına, İstanbul’un hali hazırda her daim bir mekan sunduğuna, ve bu şekilde daha sürdürülebilir ve demokratik bir kültürel sistem yaratabileceğini hatırlatmaya çalıştık, naçizane.

Tuba & Lara

Küratöryel Metin

lat. ‘appartire’
{ayırmak, parçalara, hisselere bölmek}

Yaşar Kemal, kısacık “Tek Kanatlı Bir Kuş” hikayesinde; terk edilmişliğinden ve de şiirsel gizeminden ötürü, bir türlü varılamayacak ‘o’ kasabaya doğru yola çıkan kahramanları bir araya getirir. Aynı yöne gitmek isteyen bu denk-gelmişler, hem bir yol hikayesi örer, hem de Cassin’in mutlak sorusunu sorarlar okura: “İnsan ne zaman, nerede, kiminle evindedir?”.

Düzenin yıktığını, yıkmaya devam edeceğini, harp ettiği kasabayı; kırılmış yerlerinden örmek, üstüne koyup birleştirmek, iyileştirmek arzusu. Yaşantının beraber olmak üzerine kurgusunu, bir arada olma ihtiyacımızı parçalara, odalara bölen modern kahramanla tanışmak: “Apartman”. Bu betonlaşmış anı defterinin içinde, mülkiyet ve sahibiyetle değil, nefes alan ve almayan her şey ile, dokunmak, görmek, sesleşmek üzerine kurduğumuz bağ, aynanın diğer tarafı.

“ Var olan tek şey, yürüyüşün ve bakışın; bir şeye yönelen sonra o şeyi yalayıp geçen… Sadece ve sadece gözünde, tavanlarda, ayaklarında, gökyüzünde, çatlak aynanda, suda, taşta, kalabalıklarda, her yerde durmadan bir belirip bir kaybolan ışık ve şekil oyunlarını belleğinde tutan bakışın.”
(Uyuyan Adam, Georges, Perec, Metis Yayınları, 2016)

Tam olarak ne idüğü halen bilinmeyen modernite iksirinin, kendi yaşamını muhafaza etmeye çalışırken, yaşamı betona gömmesine inat, gömülenleri kazıp, beraber yaşayabileceğimiz şekilde diriltecek asayı bulmaya çalışırken, bu büyünün yeni dilini bulmak gerek; yeni sözcüklerini, yeni cümlelerini.

Görünen ve aniden yok olan tüm beraberlik fragmanlarımızı, toprağından tanıdığın bir şaman gibi örecek, bizi bir araya getireceksin. Artık ancak, yeniden, bir arada dikebiliriz evleri.

Eskinin üstüne basarak yeniyi tasarlayan bir barbar hantal gibi değil, varolmuş ve var olacak tüm zamanları bir araya getirecek bir şehir kahramanı. Şaman flanör.

Bugün , başka bir yerde uyansaydık, nasıl yeniden beraber yaşardık?

Verili bilgiden uzak kendi anlam ilişkisini kurmuş bir oluş. Evrenden ve evrenin ürettiği yetersizlik ve yoksunluk düzeninden bir kaçış. Bir aradalığımıza bereket değsin diye bir toplu buluşma, ayin.

Çünkü senin olduğun yer, benim evimdir.

Lara Lakay

Eş-Küratöryel Metin

Lara Lakay

( 1992, İstanbul)
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Sanat Yönetimi, IUAV Venedik’te Görsel Sanatlar, yine Venedik Ca’ Foscari Üniversitesi’nde (MA) Kültür Ekonomisi ve Politikaları eğitimleri aldı. Avrupa, Balkanlar, Hindistan, Gürcistan gibi farklı bölgelerde gönüllü projelerde, Türkiye’de grup sergilerinde yer aldı. Kültürlerarası çalışmalar, imaj politikası ve yazı ilişkisi ilgileniyor; “Modern Sanat ve Eleştirel Düşünce” atölyeleri düzenliyor. Kreatif direktör ve yazar olarak bağımsız disiplinlerarası projelerde çalışmalarını sürdürüyor.

Tuba Kocakaya

(1984, İzmit )
Lisansını Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi, yüksek lisansını ise Bahçeşehir Üniversitesi Kültür Politikası Sanat Yönetimi (MA) programında tamamlamıştır. Sanat galerileri ve özel sanat kurumlarında çalışmalarına devam etmiştir. Bir yıl boyunca İstanbul, Moda’da Erken Yaş Çocuk Sanat Atölyeleri düzenledi. 2013’ten beri Mamut Art Project’in sanat direktörlüğünü yapmaya devam etmektedir.